You are here

Namazda Huşu

×

Error message

Deprecated function: Function create_function() is deprecated in views_php_handler_field->pre_render() (line 202 of /var/www/drupal7-websites/sites/all/modules/contrib/views_php/plugins/views/views_php_handler_field.inc).

Namazda huşu (Namaz esnasında Allah’a boyun eğmiş halde ve tevazu içinde bulunma.) namazın özü ve gerçeğidir. Bunun manası kişinin namazda okuduğu dua ve ayetleri hissederek hakka boyun eğmiş ve onun huzurunda alçalmış şekilde, sükûnet ve tevazu içerisinde Allah’ın huzurunda olduğunu bilmesidir.

Bu, ibadetlerin en faziletlisi ve itaatlerin  en değerlisidir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur, “Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir. Onlar ki, namazlarında huşu içerisindedirler.” (Müminun, 1–2 )

Kim namazda huşuyu yaşarsa iman ve ibadetin lezzetini tadar. Bundan dolayı peygamber, “Namaz benim gözümün nurudur.” (Nesai, 3940), buyurmuştur. “Gözümün nuru” demek, beni sonsuz mutluluğa, sevince, Allah’la dostluğa ve manevi lezzete götüren demektir.

Namazdaki sevap, duyulan huşu miktarıyla orantılı olur.

Namazda huşuyu sağlamaya yardımcı olan şeyler

Namazda huşuya yardımcı olacak birçok vesileler vardır. Bunlardan bazıları;

  1. Namaza psikolojik hazırlık yapmak

Bu da erkekler için, mescide erkenden gitmek, namazdan önceki sünnetleri yerine getirmek, uygun, güzel elbiseler giyinmek, namaza giderken vakar ve sakin bir şekilde yürümek gibi unsurlardır.

  1. Bütün meşguliyetleri ve rahatsız edici şeyleri geride bırakmak

Önünde kendisini meşgul edecek eğlence, fotoğraf gibi şeyler olduğu halde namaz kılmaması veya kendisini meşgul edecek sesler duyarken namaz kılmaması, tuvalet ihtiyacı varken namaza gitmemesi, yeme veya içme anında aç veya susuz ise namaz kılmamasıdır. Bütün bunlar rabbine yönelen ve O’na yalvarmak üzere önemli bir ibadete başlayan kişiyi  meşgul eder ve namaz kılanın zihnini bulandırır.

  1. Namazda Tadil-i Erkan (Namazın rükünleri eda edilirken gerekli itinanın gösterilmesi)

Peygamber (s.a.v.) her organını namazın gerektirdiği şekilde tam olarak kullanır ve  rükusunu da secdesini de  tam anlamıyla yerine getirdiğinden emin oluncaya kadar uzatırdı. O, namazını güzel kılmayan kişiye namaz hareketlerinde huşu içerisinde olması konusunda uyarıda bulunmuştur. 

Namazda acele etmeyi yasaklayarak onu karganın bir şeyi gagalamasına benzetmiş ve şöyle buyurmuştur; “İnsanların en hırsızı namazından çalandır. Dediler ki Ey Allah’ın resulü, insan nasıl namazından çalar? Bunun üzerine O, rükûsunu ve secdesini tamamlamaz.”, buyurmuştur, (Ahmed, 22642)

Namazında tatmin hali olmayan kişinin huşu ile namaz kılması mümkün değildir. Çünkü hız huşuyu götürür. Karga gibi gagalamak ise  sevabı yok eder.

  1. Huzurunda durduğu zatın yüceliğini  aklına getirmesi:

Yüce Allah’ın (c.c.) azametine karşılık kendisinin zayıf ve zelil bir halde yaradanına yalvarmakta olduğunu bilerek, boynu eğik, zavallı ve aciz bir ruh haliyle   rabbinin huzurunda durduğunu hatırlar. Sonra Allah’ın ahirette müminler için hazırladığı mükâfatla kâfirler için de hazırlamış olduğu cezayı düşünür ve ahirette Allah’ın huzurunda ki duruşunu hatırlar.

Mümin bunları namazında hatırladığında, Allah’ın kitabında zikrettiği, rableri ile kesinlikle karşılaşacaklarına inanan kişilerden olur. Bu konuda Kur’an, “Onlar, kesinlikle rablerine kavuşacaklarını ve O’na döneceklerini düşünen ve bunu kabullenen kimselerdir.” (Bakara, 45 – 46)

Namaz kılan kişi Allah’ın (c.c.) kendisini işittiğini, ona istediğini verdiğini ve dualarına icabet ettiğini unutmadığı ölçüde huşu içerisinde olur.

  1. Namazda okunan ayetlerin ve namazın diğer dualarının anlamlarını düşünmesi ve bunları yüreğiyle hissetmesi:

Kur’an, düşünmek için gelmiştir. Yüce Allah, “Resulüm (!), sana bu mübarek kitabın ayetlerini düşünsünler ve aklı olanlar öğüt alsınlar diye indirdik.” (Sad, 29), buyurmuştur. Tedebbür (üzerinde düşünme) ise ancak ilim ile yani dualardan, zikirlerden ve ayetlerden okuduğunu anlamakla meydana gelebilir. Böyle bir durumda kendi durumunu ve gerçeğini, o ayetler, o duaların anlamı itibari ile düşünür ve böylelikle de huşu, itaat ve etki meydana gelir. Belki de gözlerinden yaşlar akar. Ayetlerden etkilenmeksizin ayetleri okuması adeta onları duymaması veya görmemesi anlamına gelir. Nitekim Kur’an’da; “Kendilerine rablerinin ayetleri hatırlatıldığında ise onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.” ( Furkan, 73) buyrulmuştur.

MÜSLÜMANIN YAŞAM REHBERİ

Müslüman yaşam rehberi sitesi kitabının (Müslim yaşam rehberi) elektronik versiyonudur. Ve bu “MODERN GUIDE” bir rehber şirketi projesidir. 15 dilde tercume edilip ve farklı elektronik şablonlari içerir.

Modern Guide