You are here

Hayat ve Ölüm Gerçeği

×

Error message

Deprecated function: Function create_function() is deprecated in views_php_handler_field->pre_render() (line 202 of /var/www/drupal7-websites/sites/all/modules/contrib/views_php/plugins/views/views_php_handler_field.inc).

Yüce Allah bizi yaratmış, bizi sınamak ve denemek için bu dünya hayatına göndermiştir. Nitekim Kur’an’da “O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır.’’ (Mülk 2) buyrulmaktadır. Dolayısı ile kim iman eder ve günahlardan sakınırsa cennete girer. Kim de dalaleti ve sapıklığı seçerse cehenneme girer.

Bu hayatta insanın ömrü ne kadar uzun olursa olsun o yok olucu ve son bulucudur. Beka, sonsuzluk ve ebedi hayat ahirettedir.  Bu konuda Yüce Allah  “Ahiret yurduna (oradaki hayata) gelince işte asıl yaşama odur keşke bilmiş olsalardı!”  (Ankebut, 64)

Allah katında en değerli insan Peygamber (s.a.v.)’dir. Buna rağmen Yüce Allah ona, insanların öldüğü gibi sen de öleceksin buyurmuştur.  Kıyamet gününde bütün insanlar Allah’ın huzurunda hesap için  bir araya gelecekler. Kur’ân bu konuda şunun altını özellikle çizer: “Muhakkak ki sende öleceksin, onlarda ölecekler. Sonra şüphesiz sizler kıyamet günü rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.” (Zümer, 30-31)

Hz. Peygamber bize, ahirete kıyasla dünya hayatının kısalığını bir ağacın gölgesi altında dinlenip, biraz da uyuyup sonra orayı terk edip giden yolcunun durumuna benzetmiştir. (Tirmizi, 2377; İbni Mace, 4109)

Ayrıca Yüce Allah Yakup (a.s.)’un çocuklarına tavsiyesini şu şekilde bize anlatır: “Yakup’ta (oğullarım!) Allah sizin için bu dini (İslam’ı) seçti. O halde sadece Müslümanlar olarak ölünüz .”  (Bakara, 132)

Akıllı insan, Allahu Teâlâ’nın kendisine takdir ettiği ecelin ne zaman, nerede, nasıl geleceğini bilmediğini ve bunu değiştirmeye hiç kimsenin gücünün yetmediğini anladığında günlerini, vakitlerini, din, iyilik  ve hayırlı işlerle doldurmaya çalışmalıdır. Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmuştur: “Onların ecelleri gelince ne bir an geri kalırlar ne de bir an ileri gidebilirler.” ( Araf, 34 )

Kim ölürse onun ruhu cesedinden çıkar ve böylelikle kıyameti de kopmuş olur.  Böylelikle de hiçbir beşeri düşüncenin keyfiyetini detaylı olarak bilmesi mümkün olamayan gayb (bilinmezler) âleminden olan ahiret yurduna yolculuğu başlar.

Din, doğumuyla birlikte çocukluğundan ve büyümesinden itibaren insan için kurallar ve hükümler koymuş ve bunların uygulanmasını istemiştir. İslam ölünün haklarını koruyan kurallar da getirmiş, aynı zamanda onun aile ve akrabalarının durumlarını da gözetmiştir. Dini  en mükemmel şekilde var edip  insanlığa nimetini tamamlayan ve bize bu yüce dinin yolunu  gösteren Allah’a hamd olsun.

Dünya, ahiret yurduna yapılan kısa bir yolculuktan başka birşey değildir.

Ölüm döşeğindeki hasta

Hasta ziyaret eden birisi bu konuda Hz. Peygamberi örnek almalı, ziyaretine gittiği kişi için şifa ve afiyet dileyerek bu hastalığın onun günahlarının temizlenmesi ve hatalarının bağışlanmasına vesile olması için dua etmelidir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.) hasta için şu temennide bulunurdu: “Korkulacak bir şey yok. İnşallah günahlarına keffaret (bir tür karşılık ve telafi yolu) olur.” (Buhari, 3616)

Hasta ziyaretinde bulunan kişi , hastanın yakalanmış olduğu hastalığa karşı direnç göstermesi ve şifa bulmasını destekleyen ifade ve söylemler seçmeli, böyle durumları Allaha davet için uygun fırsatlar olarak değerlendirmeli, hastaya en güzel öğüt ve hikmetlerle Allah’ı ve ahiret gününü hatırlatmalıdır. Bu konuda Hz. Peygamber bize örneklerin en güzelini vermektedir. Nitekim değerli sahabelerden biri şöyle bir olay nakleder: “Peygambere hizmet eden Yahudi genç bir hizmetçi vardı. Hastalandı. Hz. Peygamber (s.a.v.) onu ziyarete gitti ve başucunda oturup ona “Müslüman ol” dedi. Bunun üzerine hasta kişi orada bulunan babasına baktı. Babası da ona “Ebul Kasım’a itaat et” dedi. Hizmetçi Müslüman oldu ve Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle diyerek oradan dışarı çıktı, “Onu cehennemden kurtaran Allah’a hamd olsun”. (Buhari, 1260)

Eğer hastada, ecel ve ölümünün yaklaştığına dair işaretler ortaya çıkarsa bu durumda ona uygun bir üslup ve tutumla cennetin anahtarı olan “Allahtan başka ilah yoktur” şeklindeki kelime-i tevhid  ‘in telkin edilmesi ve ona yardımda bulunulması  müstehaptır. Bu konuda Hz. Peygamber (s.a.v.) “ Ölülerinize Allah tan başka ilah yoktur” ifadesini telkin ediniz” (Müslim, 916) buyurur.

O kelime kişinin hayatında ve ölümünde söylediği en yüce sözdür ve kim son söz olarak bunu söylemeye muvaffak kılınırsa yüce bir şeref elde etmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.): “Dünyadan ayrılırken kimin son sözü Allahtan başka ilah yoktur olursa cennete girer.’’ (Ebu Davud, 3118) buyurmuştur.

MÜSLÜMANIN YAŞAM REHBERİ

Müslüman yaşam rehberi sitesi kitabının (Müslim yaşam rehberi) elektronik versiyonudur. Ve bu “MODERN GUIDE” bir rehber şirketi projesidir. 15 dilde tercume edilip ve farklı elektronik şablonlari içerir.

Modern Guide